Yumurtalık Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Yumurtalık Ne Demektir

Yumurtalıklar veya tıbbi terimi ile overler kadın üreme sisteminin bir parçasıdır. Rahmin iki yanında iki adet yaklaşık üç cm çapında elips biçiminde yaklaşık olarak iri bir badem görünümünde organlardır. Yumurtalıklar hemen yüzeyin altındaki 2-3 mm bir tabaka içinde üremeyi sağlayan yumurtaları barındırırlar. Kadında yumurtalar daha anne karnında iken oluşur ve yaklaşık bir milyon yumurta ile doğarlar. Yetişkin adet görmeye başlayan bir kadında artık sadece 400 bin yumurta kalmıştır ve her ay 400 kadar yumurta harcanır, sonuçta 45-55 yaşları arasında tüm yumurtalar bittiği için menopoz dönemi başlar. Yumurtalıklar hem yumurta üretir, hem de estrogen ve progesteron salgılarlar. Bu hormonların pekçok dokuda fonksiyonları vardır, ama ana işlevleri rahim içindeki endometrium denilen dokuyu oluşturmak ve gebeliğe hazırlamaktır.

Yumurtalık Kanseri - Over Kanseri

Yumurtalık kanseri kadında en sık rastlanan kanserler sıralamasında yedinci gelmektedir. Amerika Birleşik Devletlerinde her yıl 25 bin kadında yumurtalık kanseri teşhisi konulmaktadır Kanser sıralamasında yedinci olmakla birlikte en çok öldüren kanserler listesinde beşinci sırayı işgal eder. Muhtemelen teşhis konulmasında zorluk ve genellikle teşhis konulduğunda ileri evrelerde olmasından dolayı öldürücü olmaktadır. Erken tanı konulan hastalarda yaşam olasılığı çok yüksektir. Ne yazık ki, kanser vakalarında sadece %20 hastada erken tanı konulabilmektedir. Yumurtalık kanseri terimi aslında pekçok kanser tipini kapsayan genel bir terimdir. Yumurtalıklarda bulunan değişik doku tiplerinin herbirinin ayrı kanserleri vardır. En sık rastlanan kanser tipi yumurtalığın üzerini kaplayan ince epitel hücrelerinden köken alan tiptir. Yumurtalığın iyi huylu tümörlerine de çok sık rastlanır. Yumurtalık kanseri ileri evrelere gelmeden genellikle bulgu vermez. Pekçok hasta erken evrelerde aşağıdaki bulgulardan şikayet ederler. Ama pekçok başka hastalık da aynı bulguları verebilir.
Bunlar;
Şişkinlik hissi
Kasık veya karın ağrısı
Sık idrar yapma ihtiyacı
Yeme güçlüğü veya az yemekle çok şişkinlik olması...

Kanser Ne Demektir ?

Hücrelerin büyüme ve bölünmeleri inanılmaz bir organizasyon içinde olur. Böylece hücreler bir arada dokuları oluşturur. Dokular bir arada organları yaparlar. Kanser hücre içinde bir nedenle oluşmuş bir değişiklikle normal dışı bölünme sonucu oluşur. Hızla ve düzensiz olarak büyüyen ve çoğalan hücreler etraf dokulara baskı yaparak, onların fonksiyonlarını bozarak ve vücudun sağlıklı organları için gerekli olan besin ve oksijeni tüketerek kişinin ölümüne neden olurlar. Bu şekilde düzensiz bir kitle oluşturan hücrelerin oluşturduğu yapıya tümör denilir. Tümörler iyi huylu veya kötü huylu olabilir. İyi huylu tümörler genellikle ölüme neden olmazlar, cerrahi olarak çıkarıldıklarında yeniden oluşmazlar, etraf dokuların içine doğru gelişip, onların fonksiyonlarını bozmazlar (sadece bazen baskı nedeni ile sorun oluştururlar). Fakat en önemli ayırt edici özellikleri kanserler gibi uzak dokulara sıçramazlar. Kanserli hücrelerin uzak organ ve dokulara sıçramasına metastaz ismi verilir.

Risk Faktörleri

Yumurtalık kanseri riskini arttıran nedenleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: Ailede kanser öyküsü: Annesi, kızkardeşi veya kızında yumurtalık kanseri görülen kadınların yumurtalık kanseri oluşturma riskleri daha fazladır. Gene ailede meme, rahim, bağırsak, rektum kanseri olması riski arttırır. Bazı genetik testler kadınların yumurtalık ve meme kanseri risklerini belirlemede yardımcı olabilir. Bu nedenle ailede bu tip kanser olan kadınlar hekimlerini uyarıp bu testlerin yapılmasını istemelidirler. Kendinde kanser görülen bir kadın yumurtalık kanseri konusunda da risk taşımaktadır. Yaş: 55 yaşından büyük kadınlarda yumurtalık kanseri daha sık görülür. Hiç gebe kalmamış kadınlarda daha sık görülür Hormon tedavisi: Kesin olmamakla birlikte menopozda 10 yıldan daha uzun süre progesteron almadan sadece estrogen kullanmış kadınlarda over kanseri riski daha fazladır. Bilimselliği hakkında ciddi şüpheler olmakla birlikte bazı çalışmalar kısırlık ilaçlarının uzun süre kullanımının kanser riskini arttırdığını ileri sürmektedirler. Talk pudrasının (ameliyat eldivenlerinde kullanılır) ameliyat sırasında karın içine düşmesinin risk faktörü olduğu iddia edilir Aşırı kilolu olmak Bu riskleri taşımak kanser olunacağı anlamına gelmez. Sadece daha fazla risk taşınıyor demektir.

Teşhis Nasıl Konulur ?

Ne yazıkki teşhis genellikle kanser ileri evrelere ulaşıp ciddi bulgular oluşturunca konulabilir. Düzenli olarak yapılan muayene ve ultrasonografi ile erken tanı konulabilir. Bazı kanser işareti olan kan testleri yardımcı olabilir. Genellikle muayenede ultrasonografi ile yumurtalıklarda bir kist veya kitle tespit edilir ve ayırıcı tanı için bu kan testleri istenir. Bunlar; CA-125, CA 19-9 gibi kanda bulunan bazı maddelerdir. Bu maddelerin kandaki miktarı yumurtalık kanserlerinde ve bazı iyi huylu hastalıklarda da artabilir. Tek başına teşhis koydurmaya yetmez, ama şüpheli dokudan biyopsi alma konusunda karar vermeyi kolaylaştırır. Bazen biyopsi yapılmadan direkt olarak ameliyata karar verilir. Ameliyat sırasında yapılan patolojik inceleme ile kanser tespit edilip, uygun operasyon planlanıp uygulanabilir. Genellikle teşhis için laparotomi denilen karının sezaryende olduğu gibi kesilip incelenmesi yapılır. Ancak giderek laparoskopi denilen uygulama yaygınlık kazanmaktadır. Laparoskopi de karın cildi üzerinde küçük delikler açılıp, buradan sorulan kamera ve cerrahi aletler yardımı ile operasyon yapılabilmektedir. Bazen sadece kanserin ne kadar yayıldığını tespit etmek için de kullanılır. Görüş alanı genellikle laparotomiden daha iyidir. Üstelik büyüterek gösterdiği için yararlı olabilir.

Grade (Derecelendirme)

Patologlar kanserli hücrelere mikroskopla bakar ve kanserli hücrelerin görünüşlerine göre kanseri derecelendirirler. Grade 1-3 arasında puan verilir. Grade 3 kanser hücreleri daha az organizedir, görünümleri bir dokuyu daha az taklit eder ve uzak metastazları daha çok ve kolay yaparlar. Dolayısı ile daha öldürücüdürler.

Evrelendirme

Kanserin yayılma düzeyini anlamak için yapılır. Tabii kanser tedavisini planlamak ve tedavi metodlarının değerlendirilmesi için kullanılırlar. Genellikle bazı tetkikler ve görüntüleme yöntemleri kullanılarak kanserin ne kadar yayıldığı anlaşılmaya çalışılır. Ancak çoğu zaman cerrahi ile kanserin yayılımı anlaşılır. Bu testler CT scan: Radyolojik olarak organların resimlenmesi yöntemidir. Cihaz ile vücudun istenilen bölgelerinin kesitleri resimlenir. Akciğer rontgeni: Tümör veya akciğerde sıvı görünebilir. Sıklıkla tümörler akciğere sıçradığı için yapılır. Bağırsak filmleri Kolonoskopi: Kalın bağırsak içinin özel bir kamera sistemi ile gözlenmesi Laparoskopi: Açılan küçük deliklerden karın içinin direkt kamera ile gözlenmesi Borderline Tümörler: Bu tümörler de kanser hücrelerinden oluşur, ancak kötü huylu olma potansiyelleri düşüktür. Henüz yumurtalık ve hatta kist dışına çıkmamışlardır. Bunlarda yumurtalığın bazen sadece tümör dokusunun bile alınması tedavi için yeterlidir.

  • Evre I: Kanser bir veya iki yumurtalıktadır. Kanserli hücreler yumurtalık yüzeyinde veya karın içindeki sıvıda bulunurlar
  • Evre Ia Tümör sadece tek yumurtalıktadır.
  • Evre Ib Tümör her iki yumurtalıkta da vardır.
  • Evre Ic Karın boşluğu içindeki sıvının incelenmesinde yumurtalık dışında kanser hücresi burada da görülür.
  • Evre II: Karın alt kısmındaki pelvis denilen alandaki başka dokulara da kanser sıçramıştır. Rahim, tubalar, mesane veya rektuma kanser sıçramıştır
  • Evre IIa Tümör yumurtalık dışında diğer organlara da sıçramıştır. Ancak bu sıçrama vagina, uterus veya tubalardan ibarettir. Hala tümör küçük pelvis içindedir.
  • Evre IIb Pelvis içindedir, ama diğer farklı tipdeki bağırsaklar, mesane gibi organlara da sıçramıştır. Karın içindeki sıvıda kanser hücreleri olabilir.
  • Evre III: Kanser çevre lenf dokularına ve pelvis dışındaki organlara sıçramıştır.
  • Evre IIIa Küçük pelvis dışında karın organlarında da tümör vardır. Fakat tümör boyutları ancak mikroskopla görülebilecek kadar küçüktür.
  • Evre IIIb Abdomendeki tümörler < 2 cm boyutlardadır.
  • Evre IIIc Tümör >2 cm
  • Evre IV:Karın ve pelvis dışındaki organlara sıçramıştır. Karaciğer, akciğer, beyin gibi organlarda da kanser görülür.

Tedavi

Yumurtalık kanseri teşhisi konulduğunda tüm olasılıkları değerlendirmeden ve mümkünse ikinci hatta üçüncü bir doktorun fikrini almadan tedaviye başlamamanızı tavsiye ederiz. Yumurtalık kanseri bazen zaten iyi huylu bir tümör veya kistin operasyonu sonucu teşhis edilir ve çoğu zaman tedavi de tamamlanmış olur. Ancak Borderline tümörler ve Evre Ia dışında tedavi yeterli olmayabilir. Bu nedenle devamlı kontrollerinizi yapan kadın hastalıkları hekiminin dışında bazen jinekolojik onkoloji konusu ile uğraşan bir hekimin düşüncelerini almanız gerekebilir. Bir tümör uzmanının fikrini almanız gerekip gerekmediği konusunda doktorunuz ile konuşunuz.

Cerrahi Tedavi

Genellikle laparotomi denilen karın duvarının genellikle göbek altı kısmından aşağı kadar olan düz bir kesi ile açılması ile yapılır. Eğer kanser var ise kanserin evresine göre değişebilse de genellikle Her iki yumurtalık ve tubalar (salpingooferektomi) Rahim (Histerektomi) Omentum (bağırsakların üzerini örten ince yağlı doku) Bazı lenf nodları Karın içindeki diğer organlardan şüpheli görülen bölgelerden alınan biyopsiler Kanser yayılmış ise yumurtalık kanserine özel bir cerrahi metodu uygulanır. Buna “debulking” cerrahisi denilir. Kanserli dokular mümkün olduğunca çıkarılır. Evre I kanserlerde genç yaşlarda aile henüz tamamlanmamış ise gebelik oluşmasını engelleyecek cerrahi yerine daha küçük çapta operasyonlar tercih edilebilir. Bazen sadece bir yumurtalık, bazen sadece tümörlü doku çıkarılması yeterli olur. Ameliyattan sonra elbette ağrı olacaktır. Hastanede bu ağrıyı minimal hale getirebilmek için ağrı kesici ilaçlar verilir. Ameliyattan sonra yaşınıza, ameliyatın büyüklüğüne göre 1-2 günden birkaç haftaya kadar kendinizi kötü hissetmeniz doğaldır. Genellikle 2 hafta içinde normal hayatınıza dönebilirsiniz. Her iki yumurtalık çıkarılmış ise ve henüz menopoza girmemiş iseniz, ameliyattan sonra menopoz şikayetleri aniden çıkabilir. Bunlar terleme, ateş basması, sinirlilik vs..Bu da estrogen tedavisi ile kontrol edilebilir. Bu şikayetler ile ilgili hekiminizle konuşunuz. Bazen ameliyat sonu çekilmesi gerekli sıkıntılar diye üzerinde durulmaz ve gereksiz yere bu rahatsızlığı çekmek zorunda kalabilirsiniz.

Kemoterapi

Kanserli hücreleri öldürmek için bazı ilaçlar vardır. Bunların kullanıldığı tedaviye kemoterapi denilir. Genellikle kanser cerrahisinden sonra uygulanır. İlaçlar damar içinden, ağızdan hap şeklinde veya direk karın boşluğu içine kullanılabilir. Bu son uygulamaya “intraperitoneal kemoterapi” denilir. Tüm kemoterapi şekillerinde tedavi periodlar halinde yapılır. Her tedavi döneminden sonra bir istirahat dönemi gelir. Bunların süresi ve sayısı kullanılan kanser ilaçlarına göre değişir. İlaçların tipi ve etkileri bu yazının konusunun ötesinde olduğu için burada bahsedilmemiştir. Kemoterapi ilaçları kanser hücrelerini öldürürken, hızlı bölünen normal vucut hücrelerini de etkiler. Bunlar; Kan hücreleri: Enfeksiyonlarla savaşan beyaz küreler, kan pıhtılaşmasını sağlayan trombositler, oksijen taşıyan eritrosit (kırmızı küreler) hücreleri ilaçlardan etkilenir. Kolay enfeksiyon kapma, kanama süresinin uzaması, yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlere neden olurlar. Ancak tüm bunları hekiminiz kontrol edecek ve tehlikeli boyutlara gelmesini engelleyecektir. Saç kökü: Saç kökü hücreleri zarar görünce saçlar dökülebilir. İlaç tedavisi sonrasında yeniden saçlar çıkar. Ancak farklı renk ve dokuda saçlarınız olabilir. Bağırsak hücreleri: Bağırsak içini döşeyen epitel hızla bölünen hücrelerden oluşur. Bunların etkilenmesi ile ishal, iştahsızlık, kusma, bulantı olabilir. Ağızda yaralar açılabilir. Diğer yan etkiler: İşitme sorunları, böbrek hasarı, eklem ağrıları, el ve ayaklarda uyuşukluk gibi pekçok şikayet oluşturabilirler. Tüm bu şikayetler tedavi sonrasında düzelirler.

Radyasyon Tedavisi

Radyasyon tedavisi veya radyoterapi kanser hücrelerini öldürmek için radyasyon enerjisini kullanmaktır. Genellikle over kanserinde ileri safhalarda ağrıyı azaltmak veya hastalığını yan etkilerini gidermek amaçlı kullanılır. Tedavi için sadece birkaç dakika radyasyon verilmesi yeterli olur. Birden fazla seans uygulanması gerekebilir. Verilen enerji miktarına bağlı olarak bazı yan etkiler, bulantı kusma ishal, kanlı dışkılama, ciltte kızarılık, hassasiyet ve ağrı, olabilir. Genellikle geçici ve ilaçlarla azaltılabilir şikayetlerdir.

Destekleyici Tedavi

Yumurtalık kanseri ve tedavisi sırasında hastanın desteklenmesi gereken pekçok sıkıntısı olabilir. Bunlar: Ağrı: Ağrının giderilmesi veya azaltılması bazen birden fazla uzmanın birlikte çalışmasını gerektirecek kadar sorun olabilir. Hastanın yaşam kalitesinin arttırılması için ağrının giderilmesi şarttır. Karın şişliği: Sıklıkla karında ascit denilen sıvı birikmesi olur. Bu karında gerginlik, ağrı ve rahatsızlık hissi verir. Bazen idrar yapımı azalır ve böbrek fonksiyonları da etkilenir. Gerek kemoterapi ile, gerekse basitçe sıvının bir kısmının dışarı boşaltılması ile hastanın rahatsızlığı kontrol edilmeye çalışılır. Barsak tıkanıklıkları: Kanserli doku barsak pasajını bozabilir. Bu durumda genellikle cerrahi olarak tedavi gerekir. Bacaklarda ödem ve şişlik: Lenf sisteminin karın bölgesinde kanser ile tıkanması nedeni ile bacaklarda lenfatik dolaşım bozulur ve şişlik oluşur. Tedavisi çok güçtür. Genellikle kemoterapi, egzersiz, masaj ve basınç uygulaması yararlı olur. Nefes darlığı: Akciğere kanserin sıçraması veya akciğer etrafındaki zarın kanserli doku ile tutulması neticesi olur. Bazen bu bölgede su toplanması (karındaki ascit gibi) olur. Bu durumda bu sıvının boşaltılması gerekebilir. Tedavi Sonucu Sürekli Takip Gereklidir Psikolojik sorunlar: Ağrı ve kanser olgusu hastaların depresyona girmesine neden olabilir. Tüm kronik hastalıkların tedavisinde psikolojik tedavi ve destek çok önemlidir Kanser tamamı ile tedavi edilmiş (kür olmuş) olsa bile düzenli takip şarttır. Vucuttan temizlenememiş az sayıdaki kanser hücreleri tekrar çoğalabilir veya kanser tedavisinin başka tür kanserlerin görülme olasılığını arttırma ihtimaline karşı uyanık olmak gerekir. Kontrollerde jinekolojik muayene, bazı biokimyasal testler, ultrasonografi, magnetik rezonans, tomografi gibi pekçok test gerekebilir. Bir kere kanser geliştirmiş bir kişinin başka bir bölgede kanserli hücreler oluşturmaları şansı daha fazladır. Bu nedenle ömür boyu yakın takip tavsiye olunur.