Endometrium Kanseri Nedir?

Endometrium Kanseri

Kadınlarda en sık rastlanan kanser tiplerinden biridir. Amerika’da her yıl 40.000 kadına endometrial kanser teşhisi konulmaktadır. Meme kanseri, akciğer kanseri ve kalınbarsak kanserinden sonra kadınlarda görülen en yaygın kanserler arasında dördüncü sırayı almaktadır.
Endometrium kanseri rahim içini örten endometrium denilen embriyonun ilk olarak yerleşip gebeliğin oluştuğu tabakanın kanseridir. En sık 60-70 yaşları arasında görülür. Rahimin adele kısmından da gelişen kanser tipleri vardır. Bunlara sarkom denilir. Rahim kanserlerinin %5 kadarını teşkil ederler. Endometrium kanserini çok ölümcül yapmayan en önemli özelliği erken tanı konulmasının kolay olmasıdır. Genellikle erken dönemde kanama oluştururlar. Diğer bir özellikleri de genel olarak yavaş büyüyen bir kanser tipi oluşudur. Erken teşhis ve rahmin tümü ile alınması ile tamamen tedavi edilebilir. Hatta günümüzde erken yaşta olan rahim kanserlerinde kadının fertilitesini bozmayacak daha konvansiyonel tedaviler de yapılabilmektedir. Ancak her zaman tablo böyle iyimser değildir. Amerika’da her yıl 7000 cıvarında kadın endometrium kanseri nedeni ile hayatını kaybetmektedir.

Bulgular

İlk bulgu anormal vaginal kanama olabilir. Çoğu kanser menopozal yıllarda oluşur. Bu nedenle bu dönemdeki vaginal kanamalara çok önem verilmelidir. 40 yaşından önce endometrial kanser nadir görülür. Özellikle anovuluvar olan, düzensiz ve uzun aralıklarla adet gören kilolu kadınlar risk grubunu oluştururlar. Adet düzensizliği ve adet aralarında kanamaların oluşu Menopoz öncesi yıllarda düzensiz, sık ve uzun süreli kanamalar oluşu Menopoz sırasındaki her türlü vaginal kanama Pembe, sulu vaginal akıntı (az miktarda uterin kanama belirtisi olabilir) Kanserin ancak ileri devrelerinde Kasık ağrısı. Cinsel ilişki sırasında ağrı Kilo kaybı gibi şikayetler oluşabilir. Nadiren hiç bulgu vermeden ileri devrede kanser vakası ile de karşılaşılabilinir.

Nedenleri

Sağlıklı hücrelerimiz bir düzen içinde büyür ve bölünürler. Ancak bazı hücreler anormal sayıda ve hızda bölünmeye başlar. Vücutta muhtemelen sürekli oluşan bu hücreler vücut savunma sistemi tarafından yok edilirler. Ancak bazı kişilerde ve/veya hücre tiplerinde bu oluşamamakta ve hızla büyüyen ve çoğalan hücreler kendi kan damarlarını oluşturmakta ve vücudun yakıt malzemelerini (enerji ve yapı taşlarını) kendi amaçları için kullanarak diğer hücrelerin beslenmesini bozmakta, yerlerini işgal etmekte ve sonuç olarak kişinin ölümüne neden olmaktadırlar. Genel olarak tüm kanser tiplerinde olay budur. Endometrial kanserinde anormal derecede hızlı ve düzensiz çoğalan hücreler endometrium dokusundan kaynaklanan hücrelerdir. Nedeni tüm kanser türlerinde olduğu gibi tam belirli değildir. Ancak estrojen düzeyi ile ilgili olduğuna dair kuvvetli deliller vardır.

Risk Faktörleri

Kadın üreme sistemi iki yumurtalık, iki fallopian tüpü, bir uterus ve vaginadan oluşur. Yumurtalıklardan iki ana hormon salınır. Bunlar estrojen ve progesteron dur. Bu iki hormon arasında bir denge vardır. Yumurta gelişirken estrojen salınır, endometrium tabakası kalınlaşır; yumurtlama sonrasında progesteron ilave olunur ve endometrium yapısı değişir. Gebelik olmazsa endometrium dökülür ve tüm olaylar sil baştan gelecek ay tekrarlar. Progesteronun salgılanmadığı durumlarda, sadece estrojen ile maruz kalan endometrium ileri derecede kalınlaşır ve kanser gelişimi için uygun bir ortam oluşur.
Aşağıdaki durumlar kadınlar için artan risk demektir:
Erken yaşta adet görmeye başlayıp, ileri yaşlara kadar adet görmeye devam eden kadınlar. Hiç gebelik yaşamamış kadınlar. Gebelik endometrial kanser açısından koruyucudur. Nedeni tartışmalıdır. Gebelik sırasında estrojen sentezi ve miktarı artar. Ancak progesteron da aynı ölçüde, hatta daha fazla artmaktadır. Dolayısı ile söz konusu iyileştirici etki progesteronun koruyucu etkisi olabilir. Düzensiz yumurtlama ve dolayısı ile düzensiz adet görme. Düzensiz ovulasyon ve adet pekçok nedenden dolayı olabilir. Ancak en sık rastlanan durum polikistik over sendromu (PCOS) denilen durumdur. Androjen yüksekliği, kilo alma ve tüylenme gibi belirtileri olan bu durum, hormonal dengesizlik neticesi ovulasyonu engellemekte ve estrojen salınımından sonra progesteronun devreye girmesini engellemektedir. Obesite ve PCOS tedavisinin endometrium kanseri üzerinde koruyucu etkisi vardır. Şişmanlık – Obesite: Yumurtalıklar dışında da estrojen salgılanır. Yağ dokusu da estrojen salgılar. Aşırı kilolu kadınlarda estrojen düzeyi ve kanser riski artar. Yağdan zengin diyetin de hem kilo almayı kolaylaştırıcı hem de direkt olarak estrojen metabolizmasını etkileyerek kanser riskini arttırdığını iddia eden çalışmalar mevcuttur. Şeker hastalığı: Obesite ve Tip 2 diyabet (şeker) hastalığı birlikte gider. Ancak diyabet hastalığının kilo sorunu olsa da olmasa da kanser riskini arttırdığı da iddia edilmektedir. Sadece estrojen içeren menopoz tedavisi: Menopozda over kaynaklı estrojen ve progesteron hormon salınımı bitmektedir. Sadece estrojenin yerine konulması menopozal şikayetleri geçirir, kalp ve damar sistemi üzerinde olumlu etkileri vardır. Ancak progesteron ile dengelenmemiş estrojen tedavisi endometrial kanser riskini arttırabilir. Bu nedenle bu tedavi genellikle rahmi bir nedenle çıkarılmış ve endometrial dokusu olamayan kadınlar için tercih edilir. Over tümörleri: Bazı yumurtalık tümörleri kendileri yüksek dozda estrojen salgılarlar.

Daha az önemli risk faktörleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

Yaş. %95 endometrial kanser 40 yaş üstü kadınlarda görülür. Meme ve yumurtalık kanseri öyküsü
Tamoxifen tedavisi: Meme kanseri kadınların bir kısmı tamoxifen tedavisi alırlar. Bu tedaviyi alan kadınların yaklaşık 1:500 de endometrial kanser gelişir. Aslında tamoxifen estrojeni bloke eden bir maddedir. Ancak kendisi de zayıf estrojen etkisi gösterir ve endometrium dokusunun büyümesine neden olur. Bu nedenle tedavi altındaki kadınlar en az yılda bir kere jinekolog tarafından incelenmeli ve her türlü vaginal kanamayı ciddiye almalıdırlar.
Irk: Beyaz ırk da daha sık endometrial kanser görülür. Ancak öldürücü formlar daha çok siyahlarda olmaktadırlar. Ailevi nonpolipoz kolorektal kanser: Bu kalıtımsal bir kalınbarsak hastalığıdır. Bu kadınlar sadece endometrial kansere değil, diğer pekçok kanser tipine de eğilimlidirler. DNA tamiri için gerekli bir enzimin kalıtsal bozukluğu sonucu oluşur. Tamoxifen tedavisi endometrium kanseri için risk faktörüdür. Meme kanserinde tedavi amacı ile kullanılan ilaçlardan biridir. Bu risk faktörlerinin tamamına bile sahip olmak kanser olunacağı anlamına gelmez.Yaş. %95 endometrial kanser 40 yaş üstü kadınlarda görülür.

Tıbbi Tedavi Ne Zaman Aranmalıdır ?

Endometrium kanseri, kanser türleri arasında en kolay tedavi edilen türlerdendir. Özellikle erken teşhis hayat kurtarıcıdır. Zaten endometrium kanserinde tedavinin yüksek başarısı erken teşhisin de kolay olmasındandır. Anormal vaginal kanama hastayı erken doktora götüren bir bulgudur ve endometrium kanserinde de erken dönemde vaginal kanama sık görülür. Vaginal kanamaların çoğunda kanama nedeni iyi huylu (polip, myom, servikal erozyon gibi) hadiselerdir.

Teşhis

Rutin muayeneler sırasında yapılan bazı tarama testleri teşhise yardımcı olur. Bunlar; Pelvik ultrason ve muayene Pap Test – Genellikle serviks kanseri ön tanısı için yararlı bir testtir. Ama hem yumurtalık kanseri, hem de rahim (endometrium) kanseri tanısında da yararlıdır. Endometrial biyopsi – Rahim içinden küçük bir alet ile minik parça alma işlemidir. Özellikle menopoz sonrası vaginal kanamalarda veya ultrason ile anormal endometrial kalınlık görüldüğü durumlarda tanı koydurucudur. Histeroskopi - Rahim içini büyüterek bir monitorde görme işlemidir. Genellikle hafif sedasyon ile veya hasta daha önceden doğum yapmış ise genellikle hiçbir anesteziye gerek kalmadan yapılabilir. Şüpheli lezyonu görüp direkt o bölgeden biyopsi alarak çok erken kesin tanı koymaya yardımcı olabilir. Hatta bazı özel histeroskopi yöntemleri ile endometrial hücrelere direkt mikroskopi uygulamak mümkün olabilmektedir. Endometrial kanser teşhisi standart bir kadın hastalıkları uzmanı veya bir pratisyen hekim tarafından konulabilir. Ancak tedavisi için kanserin yayılma düzeyini tayin etmek (staging işlemi veya evrelendirme işlemi) gereklidir. Transvaginal ultrasonografi, göğüs filmi, komputerize tomografi (CT) ve bazı kan testleri (Ca-125) gerekebilir.
Evre 1 : Kanser sadece rahim içindedir. Yayılma yoktur.
Evre 2 : Kanser rahimin ağzına (serviks denilen bölüme) ilerlemiştir. Ancak başkaca bölüme sıçramamıştır.
Evre 3 : Kasık lenf nodlarına sıçrama vardır. Ancak kalınbarsak (rektum) ve mesaneye yayılma yoktur.
Evre 4 : Kanser pelvik bölge dışına sıçramıştır veya mesane veya kalın barsağa yayılmıştır.
Endometrium kanserinin erken teşhisinin kolay olması sayesinde %75 kanser vakası evre 1 veya 2 düzeyinde tespit edilir.

Tedavi

Cerrahi: Tedavi için en önemli araç cerrahidir. Rahimin tümünün çıkarılması genellikle tedaviyi gerçekleştirir. Kanserin yayılıp yayılmadığını anlamak için pelvik lenf nodlarının çıkarılması ve incelenmesi gerekebilir. Stage 1 kanser için histerektomi yeterlidir. Radyasyon: Yüksek doz radyasyon ile kanserli dokuları öldürme prensibine dayanır. Kanserin tekrarlama riski yüksek ise rahim çıkarıldıktan sonra veya ileri evre kanserde cerrahi tedavinin yapılamadığı durumlarda uygulanabilir. Brachytherapy denilen yöntemde ise radyoaktif materyal direk rahim içine uygulanır. Yan etkileri sistemik uygulamaya göre daha azdır. Hormon tedavisi: Kanser uzak organlara yayılmış ise yüksek doz sentetik progesteron hormonu kanserin büyüme hızını azaltır. Diğer bir uygulama alanı ise çocuk sahibi olmak isteyen genç kadınlarda erken evre kanserlerdir. Pekçok kadın riski göze alıp hormon tedavisi olmayı rahmin çıkarılmasına tercih etmektedirler. Kemoterapi: Bazı ilaçlar hızlı büyüyen hücreleri etkileyerek kanserli hücrelerin büyümesini engeller veya ölmelerine neden olurlar. Özellikle kan yapan vücut hücrelerinin de zarar görmesi nedeni ile yan etkileri çok olan bir tedavi şeklidir. Yaygın kanser olgularında hastanın yaşam süresini uzatmak amacı ile kullanılabilirler. Kanser tedavisinin arkasından rutin kontroller ihmal edilmemelidir. Sıklıkla akciğere sıçradığı için akciğer grafisi, pelvik muayene, Pap smear, sedimentasyon, CRP gibi bazı kan testleri gibi testler belli aralıklarla tekrar edilmelidir.

Korunma

Yukarda belirtilmiş risk faktörlerinden uzak kalmak korunma için faydalıdır. Menopoz tedavisinde estrojen tedavisi yalnız alınıyorsa sık kontroller gereklidir. Daha iyisi özel bir yasak yoksa progesteron ile birlikte kullanılması endometrium kanseri açısından koruyucudur. Doğum kontrol yöntemi olarak oral kontraseptif (haplar) kullanılması rahim içi kanseri için koruyucudur. İlaç bırakılsa bile koruma 10 yıl devam etmektedir. Obesite özellikle postmenopozal dönemde yüksek estrojen seviyelerine neden olmakta ve progesteron ile karşılanmamış estrojenin rahim içi kanser oluşturma riskine neden olmaktadırlar. Bu nedenle sağlıklı bir kiloyu korumak diğer sağlık risklerinin azalması yanında endometrium kanseri için de koruyucudur.