Gebelikte Genetik

Genetik

Anne adaylarının bir kısmı bebeklerinin normal olup olmadığını doğumdan önce bilmek ister. Bazı gebeler ise bebeklerde bir anormallik olsa bile gebeliğin sonlandırılmasına izin vermeyeceklerinden gebelik sırasında testler yapılmasını istemezler. Biz hekimler olarak özellikle doğumdan hemen sonra tedaviye ihtiyacı olacak bebekleri tespit etmek amacı ile ayrıntılı genetik testler yapılmasını isteyebiliriz. Örneğin barsakların göğüs boşluğu içinde olduğu bir diyafram fıtığı durumunda, sorunun önceden bilinmesi doğum esnasında hemen bebeğin ameliyat edilmesi imkanlarını sağlamak için gereklidir.

Ancak genetik inceleme pahalıdır. Genetik bozukluklar o derece az görülür ki, her gebenin incelenmesi ekonomik olarak mümkün değildir. Bütün gebeleri taramak amacı ile nispeten ucuz tarama testleri geliştirilmiştir. Ancak bunların maalesef güvenirlikleri yüksek değildir. Örneğin rutin yapılan ultrasonografi ile genetik anormalliklerin %50'si atlanmaktadır (Büyük anormalliklerin atlanma ihtimali çok daha azdır. Atlanan anormallikler genelllikle küçük veya tanıması güç, neyse ki çok nadir görülen, hastalık durumlarında olmaktadır.

Genetik araştırma yöntemleri, amniosentez

  • Anne ve baba adayının incelenmesi: Klinik genetikçiler tarafından ailede genetik hastalık görülme ihtimali fazla olan aileler incelenir, gerekirse anne ve baba adayının kromozom haritaları çıkarılır. Genetik hastalık tespit edilip, bunun çocuklara geçme oranları, varsa doğum öncesi tanı imkanları tartışılır. Annenin ve hatta baba yaşının ileri olması genetik hastalıkların bebekte görülme olasılığını arttırır.
  • Ultrasonografi: Pekçok major hastalık bebek 14 haftalık olmadan önce ultrasonografi ile tanınabilir. Eğer yaşamsal bir problem varsa bu hafta düşük yaptırmak için uygun haftadır. Şüpheli durumlarda amniosentez yapılır.
  • Üçlü test: Bu anne kanındaki alfa-fetoprotein, b-hCG ve estriol denen üç hormonun düzeyinin ölçülüp, bunun bilgisayar aracılığı ile binlerce kadındaki hormon değerleri ile karşılaştırılması testidir. Bebekte özellikle beyin-sinir sisteminin gelişimi, Down sendromu (21 no'lu kromozomun 2 yerine 3 adet olması), trisomi 18 (18 nolu kromozomun bir adet fazla olması) riski tayin edilir. Risk yüksek ise daha ayrıntılı tahlillerin (örneğin amniosentez) yapılması gerekebilir. Unutulmaması gereken konu bu testin sadece risk tahmini yapmak için kullanılması gerektiğidir. Teşhis konulamaz.
  • Koriosentez: Bebeğin plasentasından (eşi) iğne yardımı ile küçük bir parça alınır. Fetusa ait dokular ayrılır ve genetik araştırmalar bu dokular kullanarak yapılır. Kromozom haritası hemen 3-4 saat içinde yapılabilir. Bir avantajı ise gebelik 10 haftalık iken erken dönemde genetik tanı konabilir.
  • Amniosentez: Bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan 15-20 ml kadar bir kısmı alınır. Genellikle 12-20 haftalar arasında işlem yapılır. Dezavantajı alınan sıvı içindeki hücrelerin laboratuvarda üretilmesi gerektiği için uzun zaman (7-15 gün) gerektirmesidir.
  • Kordosentez: Bu yöntem gebeliğin daha ileri dönemlerinde (20 hf sonra) kullanılır. Göbeğin kordonu ve bazen direkt vucudundan alınan kan örneğinin incelenmesi ile özellikle bazı kan hastalıklarının tanısı konabilir. Gene kan uyuşmazlığına bağlı bebek ölümlerinin önlenmesi için de kullanılan bir tekniktir.
  • Anne kanında fetal lökositler:Genel olarak plasenta (eş) anne ve bebek kanlarının karışmasını engeller. Ancak bebeğe ait bir kısım kan hücresi anne dolaşımına geçer. Bu hücreler anne kanında uzun süre yaşarlar. Hatta çocuk doğduktan yıllar sonra bile anne kanında bulunur. Bu hücreler ayrıştırılıp, çok hassas bazı yöntemlere (PCR), bir kısım genetik problemler çözümlenebilir. Örneğin çok erken dönemde cinsiyet tayini mümkün olabilir. Henüz araştırma aşamasında yaygın uygulama alanı olmayan bir yöntemdir.
  • Fetoskopi:Çok ince iğne gibi optik (laparoskopik aletler gibi) bir alet anne karnından yapılan ince bir kesi ile direkt rahim içine sokulur ve bebek içinde yüzdüğü su dolu kesede görüntülenir. Fotoğrafları çekilebilir. 16.haftadan sonra yapılabilir. Bebek yönünden riskli olduğu (%3-5 bebek kaybı) ve diğer daha az girişimsel yöntemlerin gelişmesi ile giderek daha az yapılmaktadır.

Ayrıntılı Genetik Araştırma Yapılması Gereken Durumlar

35 yaş ve üzeri gebeler 35 yaşından daha yaşlı gebeler için amniosentez yapıldığında gebeliğin kaybı riski, fetal anomali ve özellikle DOWN SENDROMLU çocuk doğurma riskinden daha düşüktür. Bu nedenle amniosentez yapılması tavsiye edilir.
Ailede bazı genetik hastalıkların olması (Mongol çocuk-Down Sendromu vs) Bazı genetik hastalıklar aile içi evlenmelerin sık olması nedeni ile bazı etnik gruplarda daha sık gözlenmektedir. Orak hücreli anemi Afrika Akdeniz, Orta Doğu, Karayipler, Latin Amerika veya Hindistan kökenlilerde daha sık gözlenmektedir. Ashkenazi Yahudilerinde Tay-Sachs hastalığı sıktır.
Ailede geri zekalı çocuk Down sendromu (Mongolizm) ve Frajil-X sendromu zeka geriliği ile birlikte olan en yaygın iki genetik hastalıktır. Ancak kromozom anomalisine bağlı zeka geriliği, tüm zeka geriliği problemlerinin %35-40'ından sorumludur.
Ailede genetik incelemenin mümkün olduğu bir genetik hastalık öyküsü Bazı hastalıklar için doğum öncesi tanı testleri geliştirilmiştir. Tay-Sachs, kistik fibrozis, Down sendromu, talassemi, orak hücreli anemi en sık görülenlerdendir.
Ultrasound ile tanınabilen ailesel genetik anormallik olma durumu Kongenital kalp hastalıkları, polikistik böbrekler, Potter's sendromu ve bazı kongenital hastalıklar doğum öncesi ultrasonografi ile tanınabilirler. Öte yandan sıklıkla club foot (ayakta çarpıklık), yarık damak, yarık dudak ve bazı minor kalp hastalıkları (ultrasonografik olarak tanınabilecek olmasına rağmen) atlanır.
Daha önce olan ölü doğum, tekrarlayan düşükler veya 2.trimesterdeki (3-6 ay dönemi) çocuk ölümleri Sıklıkla bu tür problemlere trisomiler, Potter sendromu (kalıtsal böbrek gelişme sorunu) neden açmaktadır.
Anne baba adayları arasındaki yakın akrabalık Her türlü yakın akrabalık genetik hastalıkların çocuklarda çıkması ihtimalini arttırır.
Annede şeker hastalığı, fenilkenonuri veya sara hastalığı olması durumu Bu hastalıklar gebelikten önce kontrol altına alınmalıdır. Aksi takdirde bebekte sakatlıklar oluşabilir.
Ebeveynlerden herhangi birinde kanın pıhtılaşmasında bozukluk olması Kalıtsal hemoglobin bozuklukları veya bazı kalıtsal kan hastalıkları bebeğin anne karnında 4-6 aylarda ölümüne neden olabilir.
Gebeliğin başında alınan bazı ilaçlar Bazı antibiyotikler, sara ilaçları, kanın pıhtılaşmasını etkileyen ilaçlar, hormonlar, steroidler, kanser ilaçları
Gebelik süresince alkol veya uyuşturucu ilaçlar alınması Fetal alkol sendromu denilen bir durum aşırı alkol alan annelerin çocuklarında olur. Alkol yanında bazı sedatifler veya uyuşturucu ilaçların alınımı da aynı problemi oluşturabilir.

Down Sendromu - Tanım

Kalıtsal bir hastalıktır. Normalde insan hücrelerinde 23 çift kromozom vardır. 21 numaralı kromozomun normalde 2 tane olması yerine 3 tane olması durumunda, genellikle zeka geriliği ile birlikte olan bir dizi bozukluk oluşturur. Trizomi 21, Mongolizm, Down sendromu diğer adlarıdır. Yukarıdaki resimde böyle bir çocuğun tipik yüz ifadesini görebilirsiniz.

Görülme sıklığı

Görülme sıklığı 700 canlı doğumda 1'dir. Ancak gerçek sıklık daha fazladır. Neyseki %60'dan fazlası düşük ile sonuçlanmaktadır. Yaklaşık %20'si ile ölü olarak doğarlar. Görülme sıklığı anne yaşının artması ile artar. 35 yaşındaki annede risk 1:300 iken, 45 yaşında risk 1:22'e kadar çıkar.

Anne Yaşı Doğumdaki sıklık 16.haftadaki sıklık
20 1:1500 1:1200
25 1:1350 1:1000
35 1:380 1:300
37 1:240 1:190
39 1:150 1:120
43 1:50 1:40

Klinik Bulgular

Yüzün tipik görünümü ile teşhis koymak mümkündür. Göz kapaklarındaki çekiklik tipiktir ve bu nedenle mongolizm adını almıştır. Burun küçük ve yüz düzdür. El çizgileri biraz farklıdır ve elin içinde boydan boya tek çizgi olabilir (%50 görülür-Simian çizgisi), kulaklar düşüktür. Küçük parmak normalden daha ufaktır. Ayak birinci ve ikinci parmakları arasındaki açıklık normalden fazla olabilir.

Zeka geriliği en önemli problemdir. IQ genellikle 50'nin altındadır. Doğuştan kalp hastalıkları, mide barsak sisteminde problemler (duodenal atrezi-%40) görülebilir. Katarakt (%2), sara (epilepsi-%10), tiroid bezi bozukluğu (%3), kan kanseri (%1) görülme ihtimali normal çocuklara göre daha fazladır. Okul çağındaki zeka geriliği olan çocukların yaklaşık %25'inde problem bu DOWN sendromudur. Yetişkin boyları genellikle 150 cm'nin altında kalır. Uzun yaşayanlarda 40 yaş cıvarında bunama başlayabilir.

Nedenleri

%95 hastada 21 numaralı kromozom üç tanedir. Bazı hastalarda ise mozaism denilen bir durum vardır. Bazı hücrelerdeki kromozomal yapı normal iken, bir kısım hücrede 21numaralı kromozom 3 tanedir. Bu kişilerde hastalık daha hafiftir. Ortaokul, hatta liseyi bitirebilirler. Ekstra 21 numaralı kromozom %85 anneden, %15'de babadan gelir. Dolayısı ile yaşlı baba da riski arttırabilir. %4 vakada ise taşıyıcı anne veya babadan dolayı çocukta trisomi 21 oluşur. Bu durumda risk diğer çocuklar için de çok yüksektir.

Tekrarlama riski

Down sendromlu çocuğu olan genç bir çift için, yeni gebeliğinde 16.haftada trizomi 21 görülme sıklığı 1.5:100 (doğumda risk 1:100). Bu risk oldukça düşüktür, ancak anne babanın psikolojik durumu da göz önüne alınarak daha önce down sendromlu çocuğu olan tüm annelerde amniosentez yapılmalıdır. Taşıyıcı anne veya baba durumunda risk çok daha yüksektir (%50'ye kadar çıkabilir) ve bunlarda amniosentez ve genetik analiz şarttır.

Hasta bireylerin anne-baba olması son derece nadirdir. Ancak teorik olarak kendi çocuklarına hastalığı iletme riski %50 dolayındadır.