Fetal Monitör

Fetal Monitör

Fetal monitorizasyon denilince ilk akla gelen, gebe kadının karnına yerleştirilen bazı cihazlar ile bebeğin kalp atımlarının takip edilmesidir. Bu fetusu (anne karnındaki bebek) takip etmek için kullandığımız metodlardan sadece biridir. Son 20 yıldır kadın doğum uzmanları anne karnındaki bebeğin sağlığını tespit edebilmek için metodlar geliştirmişlerdir. Eskiden tamamen kapalı bir kutu olan fetus hakkında şimdi doğum öncesi pekçok bilgi edinebiliyoruz.

Fetal Monitorizasyon Nedir?

Fetal monitorizasyon anne karnındaki bebeğin gebelik veya doğum eylemi sırasında kalp hızını ölçerek sıkıntı altında olup olmadığını tahmin etme işlemidir.

Fetal Monitorizasyon Tipleri

Fetoskop: Bu bebeğin kalp atımlarını duyabilmek için geliştirilmiş özel bir dinleme aletidir. Doktorların kalp ve akciğer solunum seslerini dinlemek için kullandıkları tipik stetoskoplar gibidir. Pekçok tipleri vardır. Standart stetoskoplar da bazı hekimlerce kullanılırlar. Genellikle bebeğin kalp sesleri 18. haftadan önce bu aletlerle duyulamaz.

Bu metod hastanın canını acıtmaz ve basittir. Değerlendirme insan tarafından yapılır. Potansiyel bir alet hatası söz konusu değildir. Annenin yatağa bağlanması gerekmez. Dezavantajı eğitilmiş bir personel gerektirmesidir. Dezavantajı ise sık sık kalp hızı ölçümü yapılması zaman alıcıdır ve kalp hızındaki anlık değişimi değerlendirmek zordur. Gene tespit edilen kalp hızı değişimlerini kayıt edip, başkaları ile problemi tartışmak mümkün olmaz.

Doppler: Bu kalp içinden geçen kan akımını ve kalp kapaklarının hareketini tespit eden bir el cihazıdır. Genellikle 12. haftadan sonra kullanılabilir. Aslında duyulan kalp sesleri değil, kapakçıkların hareketinin alet tarafından ses sinyali haline çevrilmiş şeklidir.

Bu fetoskop ile aynı avantajları sahip olup, kalp atımlarını daha rahat duyma ve sesleri birden çok kişinin aynı anda duyması mümkün olduğu için hastanın durumunu tartışabilme olanağı gibi artıları vardır. Bu alet ile de devamlı monitorizasyon mümkün olmaz. Kullanılması için gereken eğitim minimaldir.

Elektronik Fetal Monitorizasyon: Bu bir ultrasound aletidir. Bazı testleri yaptığımız bir alettir. Annenin rahmindeki kasılmaları da tespit eder ve bebeğin kalp atım hızı ile eş zamanlı olarak grafik çıkartır. Anne rahim kasılmaları ve bebek kalp hızının birlikte değerlendirilmesi bebeğin sıkıntı içinde olup olmadığı hakkında bize yararlı bilgiler verir. Kalp atımları çok önceden de bu aletle duyulur. Ancak genellikle 32. haftadan sonra bebeğin takibinde kullanılır. Ancak bu gebelik haftasından sonra bebek kalbinin sinir sistemi gelişmiştir (parasempatik sistem) ve değerlendirme yapmak mümkün olabilir. Bu alet kullanılarak yapılan testler arasında Non-stress test (NST), contraction (kasılma) stress test (CST) adlarını duymuş olabilirsiniz.

Internal Fetal Monitorizasyon: Bu metodda bebeğin başına bir elektrod yerleştirilir. Dolayısı ile bebeğin içinde bulunduğu kese (amnion kesesi) açılmış olmalıdır. Genellikle küçük bir spiral elektrod bebeğin saçlı derisine 1-2 mm gömülür. Nadiren saçlı deride kanama ve enfeksiyon nedeni olabilir. Direkt bebeğin elektrokardiografisi alınabilir.

Telemetrik Monitorizasyon:Yukarıda bahsedilen yöntemlerde gebe kadının karnında veya bebek başında elektrodlar vardır ve bu elektrodlar kablolar ile alete bağlıdır. Dolayısı ile kadın yatağını terkedemez ve uzun doğum eylemi sırasında hareketleri sınırlaması büyük bir handikaptır. Halbuki telemetrik monitorizasyonda hasta ve alet arasında kablo yoktur. Bebeğin kalp atımları radyo dalgaları ile doktor veya hemşirenin bulunduğu yerden izlenebilir. Bunun dışında aynı işleve sahiptirler. Dezavantajı kullanılan aletlerin daha pahalı olmasıdır.

Bebek kan pH ölçülmesi: Bebek henüz anne karnında iken bebekten kan almak ve asidite seviyesini ölçmek mümkündür. Bilindiği gibi oksijen eksikliği durumunda kanda karbondioksit ve laktik asit artması nedeni ile kan asidik hale gelir. Normal pH 7,2-7,4 cıvarındadır. Anne karnında anneden yeterli kan alamayan bebek sıkıntıya girer. Bunun kalp hızı üzerine yansımalarını elektronik fetal monitorizasyon ile görebiliriz. Ancak yanılma payı yüksektir. Bebeğin başında oluşturulan 1-2 mm kesiden alınan kanın pH sı bebeğin durumu hakkında kesin fikir verir ve gereksiz sezaryenleri önler.

Dezavantajları:

  • Bebeğin doğum kanalına girmiş ve bebeğin içinde olduğu su kesesinin açılmış olması gerekir.
  • Teknik zorluklar nedeni ile kana vagenden salgı ve suyun karışması yanlış ölçümlere neden olabilir.
  • Pahalı bir sistem gerekir
  • Bebek başının enfeksiyonu ve kanamaları olabilir.

Hangi tip size daha uygundur?

Hangi tip gebelik veya doğum eylemini izlemenin size daha uygun olacağı yapacağınız doğum şekli ve riskli bir gebeliğinizin olup olmamasına göre değişir. Bütün gebelerin elektronik fetal monitorizasyon ile (sıklıkla takokardiografi olarak da duyabilirsiniz) izlenmesi anne ve bebek sağlığı açısından faydalı bulunmamıştır, ancak aslında yanlış alarm olabilen bazı belirtiler nedeni ile sezaryen oranlarını arttırır. Ancak giderek daha fazlalaşan doğum hekimlerinin dava edilmesi olayları da sezaryen oranlarının artmasına katkıda bulunmaktadır. Bebeğin sıkıntı içinde olduğunu gösteren işaretlerin pekçoğu aslında yanlış alarmdır. Ancak kayıt edilen bu bulguların ilerde bebekle ilgili problemler oluştuğunda (bu problemlerin doğum ile ilgili olmadığı durumlarda bile) hekim ve sağlık personeli aleyhinde kullanılabilmesi gereksiz yere sezaryen olma ihtimalinizi arttırır.

Dolayısı ile hiçbir risk faktörünüz yoksa fetoskop veya doppler ile izlenmeniz sizin ve bebeğinizin yetersiz bakım aldığını göstermez.

Öte yandan doğum anestezisi de önemlidir. Son yıllarda yaygınlaşan epidural anestezi (anne adayının sırt bölgesinden omirilik çevresine yapılan ilaç ile karın aşağısı ve bacakların uyuşturulması) sırasında sıklıkla tansiyon düşmesi nedeni ile bebek ve annenin yakından takibi gereklidir. Bu durumda elektronik monitorizasyon ihtiyacı doğar. Tabii sezaryen ihtimali de paralel olarak artar.

Problemler

Ne yazık ki, ideal bir monitorizasyon metodu yoktur. Her metodun yanılma payı vardır. Dolayısı ile yorum hataları ve gereksiz sezaryen ihtimali mevcuttur. Elektronik monitorizyonda bebek iyi gözüküyor ise kötü olma şansı çok azdır. Tersi ise yani bebek ile ilgili problemler gözleniyor ise bebek hala %70-80 iyi durumdadır. Yani takip de problem gözüken bebeklerin %70-80'i gereksiz yere sezaryen olmaktadır. Bu oranı azaltmak ancak deneyim ve hasta-hekim işbirliği ile mümkündür.